<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304</id><updated>2011-09-04T06:33:26.050-07:00</updated><title type='text'>GaMe Başlıyor...</title><subtitle type='html'>Haydi Oyun Oynayalım...</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>40</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-7163275806156872726</id><published>2011-09-04T05:38:00.000-07:00</published><updated>2011-09-04T06:33:26.200-07:00</updated><title type='text'>İkizler-Alya&amp;Mina</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/-90x1ZXGaGsw/TmN-HMMtMyI/AAAAAAAAAC0/GdKvsKhMtro/s1600/198837_10150181250826913_645771912_8269123_3369818_n.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 240px;" src="http://3.bp.blogspot.com/-90x1ZXGaGsw/TmN-HMMtMyI/AAAAAAAAAC0/GdKvsKhMtro/s320/198837_10150181250826913_645771912_8269123_3369818_n.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5648497019651437346" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Birbirimize benzediğimizi düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Evet haklısınız aramızda sarsılmaz bir bağ var ve şimdiden içimizde bu bağa güvenle yaslanan ve daima yaslanabileceğini bilen bir parça. Neyse ki var…Sizin için hayat daha zor olmalı.&lt;br /&gt;Bizim içimizde yalnızlık hissi olmaz pek. Hep iki kişi gibi otururuz bedenlerimizin içinde. Bir parçanız eksik gibi gelirmiş ya size, bize pek uğramıyor böyle duygular.&lt;br /&gt;Kıskandırmak mı? Haşa. Sadece anlayın istiyoruz;birbirimize benzemek değildir bizim asıl halimiz. Hatta kendi öz benliklerimizi ortaya koyamamak üzer bizi, biliniz. Dikkatle bakın bize sadece, tanımanız bile gerekmez, benzer bulduğunuz yüzlerimize, bedenlerimize değil, daha içerilere bir bakın önce. Görmeye çalışın farkları, aslında o kadar da çoklar ki…&lt;br /&gt;Birimizin bakışları meydan okumuyor mu hayata? Tüm detayları yakalayan, her an atılmaya hazır o ruh işlemiyor mu içinize? Belki biraz hoyrat bile görünmüştür size. Yok o kadarına da aldanmayın, içinde saklamaya çalıştığı yumuşak bir tarafı var aslında, savunmasız kalmaktan hiç bir zaman hoşlanmayan…&lt;br /&gt;Ve diğerimiz…Belki biraz düşünceli görünüyor olabilir, bu coşkusuz olduğunu düşündürmesin size. Gerçek arzularına ulaştığında çok tutkulu olabilir. Sadece o ateşi yakana dek yavaş ve emin adımlar daha ona göre… &lt;br /&gt;İşte böyle, baktıkça görebilir, gördükçe anlayabilirsiniz bizi. Uzun uzun bakın, alışkanlıklardan uzak, acelesizce.&lt;br /&gt;Ne de olsa bizi tanıyabileceğiniz, henüz yürünmemiş uzun ve güzel bir yol var önümüzde…&lt;br /&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-7163275806156872726?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/7163275806156872726/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2011/09/ikizler-alya.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/7163275806156872726'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/7163275806156872726'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2011/09/ikizler-alya.html' title='İkizler-Alya&amp;Mina'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/-90x1ZXGaGsw/TmN-HMMtMyI/AAAAAAAAAC0/GdKvsKhMtro/s72-c/198837_10150181250826913_645771912_8269123_3369818_n.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-8116797132667287383</id><published>2011-08-12T16:01:00.000-07:00</published><updated>2011-08-12T16:19:33.252-07:00</updated><title type='text'>YAŞAMAK</title><content type='html'>Not: Bu yazının aşağıdaki linkteki müzikle beraber okunması tavsiye olunur&lt;br /&gt;http://youtu.be/wCTW_IfZzTE&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yazacak birşeyimin olması için yaşamam lazım önce. Yazarlık atolyesindeki hocamıza sorarsanız öyle değil gerçi; okumak yazmak için yeterli, illa yaşamaya gerek yok diyor. Şu ara kendimi yaşamaktan, daha doğrusu "yaşar" olmaktan çok uzak buluyorum. Sanki yaşam bana ulaşınca çatallanıp iki yanımdan akıp giden bir nehir gibi...Aslında bunu sık sık hissettiğimi fark ettim. Bir şekilde içine girmiyorum şu oyunun. İzlemek daha mı güvenli geliyor acaba? Bundan mı hep seyirci kalışım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnsan uzun süre oyuna girmeyince de tekrardan girmesi biraz zor oluyor. Halbuki hatırlamak lazım, oyunun her an yeniden kurulduğunu, her saniye birilerinin girip, birilerininse yok olduğunu. Yok olmak da ne demekse...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım birşeyler yapacağım. Evet hatta kesinlikle yapacağım.&lt;br /&gt;İnanmazsınız, yaptım bile:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-8116797132667287383?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/8116797132667287383/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/8116797132667287383'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/8116797132667287383'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-1868853158072551867</id><published>2011-05-08T15:11:00.000-07:00</published><updated>2011-05-08T15:16:29.822-07:00</updated><title type='text'>YAZAMAMAK...</title><content type='html'>Söylenecek sözlerin tükenmişliği içinde yalınayak bir kız çocuğu gibi duruyorum.  Üşütüyor beni bu sessizlik. Çıplak ayaklarımı sıcak çamurlara sokmak istiyorum. Tamamen çamura bulanmak hatta...&lt;br /&gt;İyice kirlenirsem, iyice temizlenebilirim sanki. Hem koşsam şapır şupur sesler çıkarır çamurun içinde ayaklarım. Belki yeni sözler bulurum tüketecek. Yoksa bu sessizlik fena. Ayaklarım da hep üşüyor.&lt;br /&gt;Önceleri sözler havada uçar, ben de elimi uzatır yakalardım. Şimdiyse kaçıyorlar benden. Onları nasıl, ne zaman küstürdüm, anımsayamıyorum. Nasıl tükendiler? Halbuki ne çoktular…&lt;br /&gt;Hayretler içindeyim, ayaklarım da hiç ısınmıyor üstelik.  Çamurlu hayretlere düşen yalınayak kız çocuğunun dönmesini bekliyorum. Belki cebinde yeni sözlerle döner, sevindirir beni.&lt;br /&gt;Küçükken hep sevinçliymişiz gibi geliyor, oysa ki ben hatırladım, küçüklüğün üzüntüsü de sevinci kadar büyük oluyor. Zaten insan küçük olunca her şey ona büyük geliyor. Seneye de giyilsin diye büyük alınan giysileri gibi…Büyük sevinçler, büyük üzüntüler; seneye de sevinelim, seneye de üzülelim diye mi büyükler?&lt;br /&gt;Ceplerim doluydu eskiden; erik, bilye, lastik, şeker…Sanırım sözleri de dolduruyordum cebime. Hiç anımsamıyorum sözsüz kaldığımı. Sonra kim bilir ne zaman tükendiler. En çok sıkıldığım işte bu; kendi sorularım. &lt;br /&gt;Buldum işte sözlerin yerini. Hepsini kendime sorular sormak için kullanmadayım. Ve ne yazıktır ki cevaplamaya tek bir söz bırakmamadayım. Hey gidi hey, daha çok üşür ayaklarım…&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-1868853158072551867?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/1868853158072551867/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2011/05/yazamamak.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/1868853158072551867'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/1868853158072551867'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2011/05/yazamamak.html' title='YAZAMAMAK...'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-6922941840918324609</id><published>2011-02-22T02:51:00.000-08:00</published><updated>2011-02-22T03:11:05.662-08:00</updated><title type='text'>Sevgili Teyzeme..."MAVİ SAÇLI KIZ"</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/-fx9Myg3DF5g/TWOY6gcdhfI/AAAAAAAAACQ/kYb78qnIcpE/s1600/teyzem2.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 227px;" src="http://1.bp.blogspot.com/-fx9Myg3DF5g/TWOY6gcdhfI/AAAAAAAAACQ/kYb78qnIcpE/s320/teyzem2.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5576468894523950578" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Mavi saçlı kız benim adım. Ama gözlerim mavi değil, yeşil. Dikkatle bakarsanız görebilirsiniz. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kolay olmadı hayatım, daha küçücükken büyümek zorunda kaldım ben. Mavi, gür saçlarımı örer, yapılması gerekenlere girişirken rüyalarımı gömerdim. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hiç söylenmedim, çok az şikayet ettim. Sakinliğimin içinde fırtınalar kopardı oysaki… Okusam iyi bir hekim olurdum mesela, evet olurdum biliyorum.  Çalışmayı severim ben, insanları iyi etmeyi, sabırlıyımdır da… Hayatın durağanlığı içinde ben de duruldum, bilmem belki de hep duruydum. Ama hala çarpar yüreğim bir yenilik gördüğünde, çillerim kıpraşır yüzümde dudaklarım kibarca gülümserken… &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kimse tam değemez bana, uzak durmaya çalıştığımdan değil, benim halim böyledir. Zaten ben bile değemem bazen içimden geçenlere…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Anneyim ben, eşim, teyzeyim, anneanneyim, halayım, kardeşim, ablayım ama hala o mavi saçlı kızım ben aslında. Ama gözlerim mavi değil, yeşil. Dikkatle bakarsanız hala parladıklarını görebilirsiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-6922941840918324609?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/6922941840918324609/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2011/02/sevgili-teyzememavi-sacli-kiz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/6922941840918324609'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/6922941840918324609'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2011/02/sevgili-teyzememavi-sacli-kiz.html' title='Sevgili Teyzeme...&quot;MAVİ SAÇLI KIZ&quot;'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/-fx9Myg3DF5g/TWOY6gcdhfI/AAAAAAAAACQ/kYb78qnIcpE/s72-c/teyzem2.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-5008048171844416855</id><published>2011-01-25T05:56:00.000-08:00</published><updated>2011-01-25T05:56:21.256-08:00</updated><title type='text'>Gecenin Öteki Yüzü</title><content type='html'>&lt;iframe width="425" height="344" src="http://www.youtube.com/embed/qQJpopWNaZw?fs=1" frameborder="0" allowFullScreen=""&gt;&lt;/iframe&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-5008048171844416855?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/5008048171844416855/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2011/01/gecenin-oteki-yuzu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/5008048171844416855'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/5008048171844416855'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2011/01/gecenin-oteki-yuzu.html' title='Gecenin Öteki Yüzü'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://img.youtube.com/vi/qQJpopWNaZw/default.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-6669355480181389931</id><published>2011-01-25T05:43:00.000-08:00</published><updated>2011-01-25T06:01:15.365-08:00</updated><title type='text'>YAŞAYARAK OKUMA PROJESİ</title><content type='html'>&lt;a href="http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/TT7XngB9TmI/AAAAAAAAAB8/z6tJAMedJLM/s1600/9750800850.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 200px; height: 313px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/TT7XngB9TmI/AAAAAAAAAB8/z6tJAMedJLM/s320/9750800850.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5566123263089528418" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Geçenlerde aklıma düştü bu fikir...Günlerdir de zihnimi ara ara meşgul ediyor. Firuzan'ın "Gecenin Öteki Yüzü" nü okuyordum, o kadar çok girdim ki hikayenin içine (geçmişte bu hikayeyi dizi olarak TRT de izlemiş olmanın verdiği bir yakınlık da olsa gerek) daha da fazla içine girme ihtiyacı duydum. Hangi semtte ise hikayedeki ev, ona yakın bir banka oturup okumak, çay içtikleri pastanede çayımı yudumlarken sayfaları çevirmek...Müthiş bir istek belirdi içimde, sanki hikayeye mekansal olarak yaklaşsam kahramanları köşeden dönüp yavaş yavaş gelecek yanıma. Dialogları hemen yanımda duyacağım okurken...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım iyi yazarların hikayelerinde oluyor bu daha çok, insanı öyle bir içine çekiyor ki hikaye; aradaki gerçeklik, zaman ve mekan farkı, tamamen yok olsun istiyorsunuz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte böyle doğdu fikir. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Diyorum ki şimdi tüm kitap severlere; haftada bir, ayda bir her ne zaman istersek herkesin okuduğu ve beğendiği bir hikaye seçelim. Hikayenin geçtiği mekanlarda beraberce okumalar yapalım. Aralarda konuşalım, tartışalım, hayal edelim...En güzeli de, kahramanlara ve o kahramanları yaratanlara yakından bir selam edelim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ne dersiniz?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-6669355480181389931?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/6669355480181389931/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2011/01/yasayarak-okuma-projesi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/6669355480181389931'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/6669355480181389931'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2011/01/yasayarak-okuma-projesi.html' title='YAŞAYARAK OKUMA PROJESİ'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/TT7XngB9TmI/AAAAAAAAAB8/z6tJAMedJLM/s72-c/9750800850.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-5446869107434379731</id><published>2010-10-13T08:23:00.001-07:00</published><updated>2010-10-13T08:41:37.974-07:00</updated><title type='text'>SONRALARI ÖĞRENDİM</title><content type='html'>7-8 yaşlarındayken müthiş bir coşkuyla sabahın köründe uyandırdım cumartesi-pazarlar. TRT'de masalların canlandırması vardı çünkü. Ev halkı uyanmasın diye kapıyı kapardım. Aklıma gelmezdi başka başka kanallar. Sonraları öğrendim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;9-10 yaşlarındayken çok okul-çok şehir-çok ev değiştirdim. Aklıma gelmezdi daha çok ev, çok şehir değiştireceğim. Sonraları öğrendim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;12-13 yaşlarında kitaplara sardım. Ömrüm kitap okuyarak geçecek sanırdım. Aklıma gelmezdi aylarca bir kitap kapağını aralamayacağım. Sonraları öğrendim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;14-15 yaşlarındayken, soğuk kış akşamları koltuğa uzanıp Yeni Türkü dinlerdim. "Geçse de yolumuz bozkırlardan, denizlere çıkar sokaklar" dendiğinde ben denizi sadece o çok sevdiğim mavilik olarak düşlerdim. Aklıma gelmezdi başka Deniz'ler.Sonraları öğrendim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;16-17 yaşlarında yazmaya sardım. Yazarak kazanacağım sanırdım. Bir süre de kazandım. Ama aklıma gelmezdi gün gelip aylarca-yıllarca yazmayacağım. Sonraları öğrendim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18-19 yaşlarında hayat omuzlarıma birden çöktü. Bir daha da omzumdan gitmez sanırdım. Aklıma gelmezdi, geldiği gibi gideceği.Sonraları öğrendim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;20'li yaşlarda hep 20'lerimde kalıcam sanırdım, aklıma gelmezdi bir anda 30 olacağım. Sonraları öğrendim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;30'lu yaşlarda hala çelişkilerim, hala çatışmalarım, hala zayıflıklarım, hala kendimle savaşım var. Öğrenecek şey bitmiyor, hayat çok tasa etmeye gelmiyor; inşallah çok sonra olmadan bunu da öğreneceğim...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-5446869107434379731?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/5446869107434379731/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/10/sonralari-ogrendim.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/5446869107434379731'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/5446869107434379731'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/10/sonralari-ogrendim.html' title='SONRALARI ÖĞRENDİM'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-6146255648111042197</id><published>2010-07-19T01:44:00.001-07:00</published><updated>2010-07-19T01:44:47.096-07:00</updated><title type='text'>BADİRE</title><content type='html'>İki  yaz önce Bodrum’ da tatildeyim. Bir arkadaşımın yanına gitmiştim, O gündüzleri çalışırken ben de kendi kendime vakit geçiriyordum.  &lt;br /&gt;Genellikle sakin iskelelere konuşlanıyordum. Ruh halim sebebiyle hiç sosyalleşesim yoktu, sadece kitaplarla ilişki kurduğum bir tatildi işte…&lt;br /&gt;Kimse umurumda olmadığı için herkesin müthiş dalga geçtiği fakat lens kullanan biri olarak beni çok rahat ettiren su geçirmez, eski tip, kocaman, büyüteç camlı deniz gözlüğü ile giriyordum denize.Biraz tuhaf görünüyordu evet ama dedim ya pek de umursamıyordum.&lt;br /&gt;O gün yine gözlüğümü taktım ve denizler alemine daldım, ilk kez bulanıktı Gündoğan’ın suyu. Hatta görüş mesafem o kadar kısıtlıydı ki, biri yakınıma gelene kadar seçemiyordum.&lt;br /&gt;Ve her şey birdenbire oldu. Sıradan, güneşli, masum bir yaz günü o talihsiz kazayla alacakaranlık kuşağına dönüşecekti.&lt;br /&gt;Suyun altında önümü bile doğru düzgün göremeyerek- ama nedense ısrarla su altında gitmeye devam ederek- ilerliyordum. Birdenbire beyaz bir insan butu gördüm ve çarpmadan sudan çıkabildim. Çarpışacakmış gibi olduğumuz için nezaketen “pardon” demek üzere yeltenirken, butun sahibi feryat etmeye başladı:&lt;br /&gt;- N’aaptığınızı sanıyosunuz siz? Az daha bana çarpacaktınız…&lt;br /&gt;Ama neredeyse ağlayacak, o kadar feci durumda yani…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;-Pardon, su çok bulanık bugün, son anda gördüm sizi&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben onun “ok sorun değil” diyeceğini konunun da burada kapanacağını düşünürken kadının annesi olduğunu sandığım daha olgun ve dolgun bir kadın yaklaşıp sazı eline aldı:&lt;br /&gt;-Kızım ne kadar büyük badire atlattı farkında mısınız?&lt;br /&gt;Ben cidden anlayamıyordum, bir an için gözümdeki dev deniz gözlüğünden şüphelendim. Belki de beni insan değil de garip bir deniz canlısı falan sanmıştı…&lt;br /&gt;Alttan aldım;&lt;br /&gt;-Kusura bakmayın ,  görememişim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tam arkamı dönüp kulaç atmaya hazırlanıyordum ki tekrar bir ok geldi;&lt;br /&gt;-Ya çarpışsaydık? Ne büyük panik yaşadım, ya çarpışsaydık? Neden önünüze bakmıyorsunuz?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Artık sinirlerimin ve sınırlarımın zorlanmaya başladığını hissettim. Alttan, üstten alacak halim de kalmamıştı, ayrıca dehşet bir merak duymaya başladım:&lt;br /&gt;-Yahu otoban mı burası, ne demek suyun altında önüne bakmak, farlarımı da yakayım bari oldu olacak. Yahu çarpışsak ne olacaktı acaba ben de merak ettim, tır mıyım ben sizi biçip geçicem, 50 kilo bile değilim kaldı ki su altındayız, deniz altı hızında da değildim, kendi kendime süzülüyordum öyle. En fazla birbirimize değebilirdik hepsi bu. Alla Alla yaa, delirttiniz beni!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İnanılmaz ama devam ettiler bir süre daha, kadının annesi etraftakilere falan anlatıyor; “yaa evet kızıma oldu, çok büyük badire atlattı, nerdeyse ya, ya yaa sormayın, nerdeyse çarpışıyolardı”&lt;br /&gt;Neredeyse ağıt yakacak!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayyy anlatırken bana yine sinir geldi şimdi!  N’olurmuş çarpışsak yahu Allah aşkına biri bana açıklasın, ben hala anlayamadım…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sanırım tek suçlu dev deniz gözlüğü, &lt;br /&gt;Yok  yok olamaz, başka bir şey  olamaz…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Badire atlatmış hanımefendi!&lt;br /&gt;Otoban sanki suyun altı…&lt;br /&gt;Salak!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-6146255648111042197?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/6146255648111042197/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/07/badire.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/6146255648111042197'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/6146255648111042197'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/07/badire.html' title='BADİRE'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-8779879788692406752</id><published>2010-03-09T00:50:00.000-08:00</published><updated>2010-03-09T01:07:28.803-08:00</updated><title type='text'>FOTOĞRAF HİKAYELERİ - 2</title><content type='html'>&lt;a href="http://3.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S5YOZpvcheI/AAAAAAAAABo/9LsxV3urXlQ/s1600-h/sevtap.bmp"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 320px; height: 236px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S5YOZpvcheI/AAAAAAAAABo/9LsxV3urXlQ/s320/sevtap.bmp" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5446556633215567330" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Kızsa mı gülse mi karar veremiyor dünyaya...&lt;br /&gt;Dudağının ucu utangaç utangaç kıvrılırken gülmek ister gibi, gözlerinde muzip bir ciddiyet var&lt;br /&gt;Hünerli ellerinden ne çocuklar, ne çiçekler, ne ağaçlar uçuştu kimbilir&lt;br /&gt;Kaç kahraman hayat buldu zihninden kağıda&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Umutlu bir "düşüncelilik" içinde bakıyor uzaklara&lt;br /&gt;"olacak; iyi birşeyler olacak" der gibi&lt;br /&gt;O hep beklediği gemi ufukta görünür görünmez ayaklanıp limana koşacak gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;em&gt;Olacak dostum; İyi birşeyler olacak , uzaklarda olsun hep gözün...&lt;/em&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-8779879788692406752?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/8779879788692406752/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/03/fotograf-hikayeleri.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/8779879788692406752'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/8779879788692406752'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/03/fotograf-hikayeleri.html' title='FOTOĞRAF HİKAYELERİ - 2'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S5YOZpvcheI/AAAAAAAAABo/9LsxV3urXlQ/s72-c/sevtap.bmp' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-4169294045630127943</id><published>2010-02-26T07:43:00.000-08:00</published><updated>2010-02-26T07:51:10.768-08:00</updated><title type='text'>Fotoğraf Hikayeleri-1</title><content type='html'>&lt;a href="http://1.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S4ftw-IE8tI/AAAAAAAAABg/3qMLsc5g6_s/s1600-h/pazarrr.jpg"&gt;&lt;img style="display:block; margin:0px auto 10px; text-align:center;cursor:pointer; cursor:hand;width: 213px; height: 320px;" src="http://1.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S4ftw-IE8tI/AAAAAAAAABg/3qMLsc5g6_s/s320/pazarrr.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5442580100266914514" /&gt;&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;Omuzlarında taşıdığı onca yüke rağmen dimdik, mağrur ve başı yukarda arşınlıyor sokağı. Dışarıdan bakanlar onun eskiden hali vakti yerinde bir İstanbul hanımefendisi olduğunu kolayca anlayabilirler. Kemikli yüzü çizgilerle desenlenmiş ve kederlenmiş olsa da iri ela gözleri bir zamanların güzelliğini fısıldıyor sessizce…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babaannesi doğumunun ardından şöyle bir bakıp gözlerine “Neriman olsun ismi, öyle yiğit, kahraman bir hali var” dediğinde yazılmıştı belki de kaderi. Zira Neriman Hanım hep ismiyle yaşadı, hep ismini yaşattı ömründe…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Nişantaşı’nda Opera Apartımanı’ nın üçüncü katında oturdular uzun süre. Daha küçük bir kızken bile o kadar ağırbaşlı, o kadar olgundu ki, sonrasında sık sık “çocukluk nasıl bir şey” diye soracaktı küçüklere…&lt;br /&gt;Babası o vakit İstanbul’ un tanınmış avukatlarından, annesi ise sessiz, sakin, görgülü bir İstanbul hanımefendisiydi. Neriman’ ın çocukluk ve ilk gençlik yılları büyük hezeyanlardan uzak tatlı bir rüzgar gibi esip geçti. Daha lise çağındayken endamına ve tavrına aldananlardan görücüler gelmeye başlamıştı bile. Babası “katiyen okuyacak” diyordu, Neriman’ ın da niyeti oydu zaten.  Okuyup babası gibi “büyük adam” olmak. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakülteye başladığında yeni bir kelime anlam buldu zihninde; “aşk”.  Esmer, çakı gibi bir delikanlıydı Fuat. Mühendislikte okuyor ancak zamanının çoğunu önderlik ettiği öğrenci grubu ile beraber “devrim” in peşinde, hayalinde geçiriyordu. Neriman’ın ağırlığına karşıt Fuat civa gibiydi; yerinde duramayan, ateşli, coşkulu, deli fişek bir genç adam. Zehir gibi zekası, sözünü esirgemezliğiyle birleşince kimilerinin çok sevdiği, kimilerinin de hiç sevmediği bir insan olmasına sebep olsa da, Fuat bildiğinden şaşmaz, düşman kazanmaktan da çekinmezdi. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Birbirine bu kadar zıt görünen bu iki karakter başlangıçta tahmin edileceği üzere hiç mi hiç anlaşamamış hatta birbirlerinden haz etmediklerini söylemekten de geri durmamışlardı.  Doğru bildiğini çekinmeden söylemek ikisinin de ortak özelliği olduğundan “atışmaları” gitgide dozunu ve sıklığını artırmış ve o didişmelerden birinde Fuat Neriman’ ı dudaklarından öpüvermişti. Neriman kıpkırmızı kesilip tokadı yapıştırsa da, eve dönerken ayaklarının yavaş  yavaş yerden kesildiğini, Teşvikiye’ deki yokuşu ilk kez hiç yorulmadan –uçarak- çıktığını fark edip afallayacaktı. Gözlerini her kapatışında o öpücüğü tekrar tekrar yaşamak, hatta tekrar yaşamak için sık sık gözlerini kapamak adeti olmuştu o günlerde. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir yandan öfkelenip içinden “ O kim oluyor da beni öpüyor, öyle hem de laf dalaşı ederken, aniden” dedikten sonra “ Yarabbim, tokat da attım, ya bir daha öpmezse ne ederim ben” diye geçiriyordu içinden. Annesi de durumu hafif hafif fark etmeye başlamış, “ Nerimancım pek bir mutlusun bu günlerde, hayırdır inşallah” derken manalı manalı bakmayı da ihmal etmemişti. Neriman bu lakırdılara kulak asmadan geçiştiriyor,  her şeyi “baharın gelmesine” bağlayıp koşar adım evden çıkıveriyordu.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yarı dövüşüp yarı seviştikleri tartışmaların konusu bir gün aşka geldiğinde ikisi de bu kelimeyi - aşkı- zihinlerinde değil kalplerinde anladılar. Aşk öylece karşılarında duruyordu…&lt;br /&gt;Fuat “aşk” şiirini Neriman’ ın gözlerinin ta içine bakarak, aralarında hiçbir zaman, mekan, kişi kalmamacasına okudu. “İlk kez o gün birleştik biz” diyeceklerdi çok sonra birbirlerine…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bundan sonra Neriman için mutluluğun da mutsuzluğun da sonuna kadar yaşandığı bir dönem başlıyordu.  Fuat’ la kurdukları hayaller zaman zaman “devrim” le , zaman zaman da Neriman’ın evindeki “aristokrasi” ile bulutlansa da fonda hep kalp atışları ve mutluluk oldu bir süre... Ta ki işler daha da ciddiye binip “evlilik” lafları ortaya atılana dek.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Öyle yakıp kavuran, öyle şiddetli bir şey vardı ki aralarında; ayrı geçirdikleri her dakika zor gelir olmuştu.  Pek ala hem evlilik hayatı, hem de fakülte beraber yürütülebilirdi. Neriman henüz birinci sınıftaydı ama yaşı daha büyük olan Fuat’ ın mezun olmasına sadece bir yıl kalmıştı. Sık sık hayal kuruyorlardı beraber. İstedikleri zaman, istedikleri kadar beraber olabilecekleri şirin mi şirin bir ev…”Çok kitap olacak” diyordu Fuat ellerini kocaman açıp, bembeyaz dişleriyle gülümserken. Akşamları sıcacık evlerinde, yağmur sesiyle oturacaklar, okudukları kitapları tartışacaklardı keyifle…&lt;br /&gt;Neriman hayran olduğu bu genç adamı dinlerken içinde bir şeyler değişiyor, dönüşüyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ailelerle tanışma faslına gelene dek hayat, rüya ile gerçek arasında, o sarhoş edici güzel çizgide sürüp gitti.  Neriman, ailesinin bu evliliğe başlangıçta tepki göstereceğini tahmin etse de bu durumun uzun sürmeyeceğini,  Fuat’ ı tanıdıklarında onların da hayran olup bu işe “rıza” göstereceklerini düşünüyordu. Fuat ise gençliğin ve aşkın verdiği o coşkunlukla dünyada hiç bir şeyin karşısında duramayacağını sanıyordu. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fakat umdukları gibi olmadı. Neriman’ ın ailesi özellikle de babası bu duruma şiddetle karşı çıktı.  Neriman’ ın hala öğrenci olması değildi mesele, Fuat’ ın politik duruşu son derece aristokrat olan bu aileye hiç mi hiç yakıştırılamıyor hatta gençlerin böyle bir teklifle gelmesi “haddini aşmak” olarak nitelendiriliyordu. Anne durumu daha sükunetle karşılamaktaydı ancak onun da gönlü bu işe dur demekten yanaydı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evde tartışmalarla geçen uzun ve üzüntülü günlerin ardından Neriman kararını verdi. Madem rıza gösterilmeyecekti hiçbir zaman o halde yapacak tek bir şey vardı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk böyle kafa tutmaya başladılar dünyaya…İkisi de gençliğin verdiği enerji ve arzu ile dağları delecek gibi hissediyordu kendini. Mayıs ayının ortalarında Neriman evden ayrıldı. “ Artık evladım değilsin” babasından duyacağı son cümlenin bu olacağını hiçbir zaman düşünmemişti.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonrasında ise düşünmediği, düşünemediği pek çok şey geldi başına…&lt;br /&gt;Aşkla üstesinden geldikleri ilk yılların ardından bir de bebek, ismi “Devrim” olan bir bebek girdi düşlerine. Geceler boyu “Devrim” için ter döktüler aşkla ama Devrim ölü doğdu…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fuat mezun olmuş, bir işe girmişti.  Neriman ise hiç gerçekleşemeyen Devrim’ in adını silmeye çalışıyordu hala zihninden. Okulu boşlamış, isteksizleşmişti.  Bir gün birdenbire “boş geldi bütün o öğrettikleri, babam da artık büyük adam gibi gelmiyor bana, hayata atılacağım” deyip noktayı koyuverdi, hem cümlesine hem de fakültedeki eğitimine.  Fuat günlerce iknaya çalışsa da Neriman gibi kararlı bir kızı caydırmak kolay iş değildi. Dediğini yaptı ve bir işe girdi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devrim’ in izlerinin yavaş yavaş silinmeye başladığı ve aralarındaki nadir sessizliklerin yeniden sadece “aşk” la dolduğu o günlerde tutuklandı Fuat. Suçu “düşünmek” idi, tutuklanan pek çoğu gibi…&lt;br /&gt;Ağlamadı Neriman, sadece uzun, derin bir sessizliğe gömüldü.  Akşamları boş eve her dönüşünde kafasında Fuat ile sohbetler ediyor, hala onunla yaşıyordu neredeyse.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neriman’ ın babası haklı çıkmaktan mesut söyleniyordu hanımına “ gelir özür dilerse kapımız açık”. Annesi çıkageldiğinde “bir özür yoktur ortada, kocamı bekleyeceğim evimde” demişti Neriman hep o aynı kararlılığıyla. Ağlayarak çıktığında annesi uzun uzun bakmıştı pencereden, ardından, içinde bir şeyler üşümüştü kış akşamının hüzünlü yalnızlığında.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fuat’ tan uzun süre haber alamadı, nereye başvursa kapılar kapanıyordu yüzüne. “İşkence” kelimesi yalnız gecelerinden daha karanlıktı ama güçlü olmalı elinden geleni yapmalıydı Neriman. Dayandı. Aşkı ilk günkü gibi, belki daha çok yakarken içini, hasretlerle boğuşup ateşine ateş katarak çıktı yola. Gerekirse Ankara’ ya çıkacak, gerekirse o da tutuklanacaktı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Babası nüfus sahibiydi, istese o dakika öğrenebilirdi Fuat’ ın akıbetini ama…Aması falan yoktu, yapmıyordu işte.  Neriman bu oyunda da yalnız olduğunu anlamıştı. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yıllar arayış ve bekleyişle doldu “devrim” yerine…&lt;br /&gt;Artık beklememesi gerektiğini söylüyordu herkes, kızıyordu Neriman, susturuyordu onları, “sakın” diyordu, “sakın diliniz varmasın”.  &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Böyle geçen seneler…&lt;br /&gt;Yıkılmadan, yılmadan, umutla. Fırtına dinmiş, sular durulmuştu artık, fakülteler dinginleşmiş, sokaklar sakinlemişti. &lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve o hep hayal ettiği gibi kapı çaldı bir gün, bir bahar sabahı yine; kaldıkları yerden…&lt;br /&gt;Fuat; O delifişek Fuat’ tan geriye kalanlar kapıda dikiliyordu sessizce. Neriman yere çöktü, ağladı bu kez, uzun uzun, hıçkırarak. Biriktirdiği her şeyi döküverdi orta yere. Üstüne kapandı adam, kapı açık öylece kaldılar uzun süre…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşlı gözlerini silip gözlerinin ta içine baktığında Fuat “ ilk kez o gün, sen aşk şiirini okurken, birleştik biz” dedi Neriman. Sarılıp, birbirlerinin ruhuna deyip hasretle, öylece kalakaldılar; &lt;br /&gt;zamansız, mekansız, aşkla…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Devrim sonunda gerçekleşmişti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-4169294045630127943?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/4169294045630127943/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/02/fotograf-hikayeleri-1.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/4169294045630127943'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/4169294045630127943'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/02/fotograf-hikayeleri-1.html' title='Fotoğraf Hikayeleri-1'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://1.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S4ftw-IE8tI/AAAAAAAAABg/3qMLsc5g6_s/s72-c/pazarrr.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-6210075766118629932</id><published>2010-02-22T15:59:00.000-08:00</published><updated>2010-02-22T16:05:44.059-08:00</updated><title type='text'>Çiçeğin İçinde;)</title><content type='html'>İçine gizlendiği çiçeğin ne zaman açacağını merak ediyordu.&lt;br /&gt;Halbuki içinde gizli çiçek her gün yeniden açıyordu...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-6210075766118629932?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/6210075766118629932/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/02/cicegin-icinde.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/6210075766118629932'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/6210075766118629932'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/02/cicegin-icinde.html' title='Çiçeğin İçinde;)'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-3862302293238235796</id><published>2010-02-18T07:00:00.000-08:00</published><updated>2010-02-18T07:57:58.721-08:00</updated><title type='text'>KOMİKLİKLER ŞAKALAR: Yahşi Köpek 2</title><content type='html'>Yahşi koyundaki ilk ve muhteşem (!)  akşamımızın ardından ertesi gün, olanları unutup tatilimize ikinci bir şans vermeye karar verdik.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sevimli pansiyonumuzdan çıkıp plaja koştuk. İlginç bir manzara bizi bekliyordu. Sanırım koydaki tek "aile olmayan" insanlardık. Plaj;kıllı göbekli adamlar,  şeftaliyi soyup ardından suyunu şifa niyetine ellerine süren tombul hanımlar  ve "aneeeee bubaaaa bakııııın nasıl dalıyom" nidalarıyla ortalığı inleten boy boy çocuklarla doluydu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şöyle bir ayakta kalıp şoku atlattıktan sonra bu koyda gayet eğreti duran iki genç/bekar bayan olarak bir yer seçip havluları attık. "Olsun yaa, güzel bence", "tabii canım, sakin falan en azından, zaten kafa dinlemeye geldik" gibi iyimser  söylemlerde bulunsak da ikimiz de acı gerçeğin farkındaydık..Yanlış yerde, yanlış kişilerdik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ama olsundu, en azından deniz, güneş ve şehirden uzak olma duygusu vardı. Bunalıp denize girdiğimizde denizin ne kadar giderseniz gidin hemen hemen belinize kadar gelebildiğini keşfetmek de tatilimize ayrı bir hoşluk kattı tabii...Bilirsiniz sığ suda yüzmeye çalışmak anlamsız bir devinimden öteye gitmez genelde...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte biz bu sığ ve kıpırtısız suda yüzer gibi garip birşeyler yaparken duyduk o sesi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Şaaaaduuumaaaaaaaan geeriiiiiii geeeeeeeeel, akıntıyaaa kapılabilirsiiiiiiiiiiiiiiiin"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaduman olduğunu anladığımız kıllı göbekli amca beraber tatile geldiği diğer hane reislerinden biraz uzaklaşmış ve denizin bel seviyesinde olduğu bizim yakınlarımıza yüzmüştü. Altını çiziyorum, "kıpırtısız" denizde hele de bel seviyesinde akıntıya nasıl kapılınacağını biz seneler geçti hala çözemedik...:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şaduman Bey' in geri geri yüzerek akıntıya kapılmaktan(!) kendini kurtarışına tanıklık edip "vaaaayyy beeee cık cık cık"  diyerek denizden çıktık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Havlularımıza doğru ilerlerken güneşlenmekte olan 4 kişilik bir aile dikkatimizi çekti. Evet evet bunlar onlardı; önceki gece kuzenimin köpekten kaçarken sığındığı ve teşekkür etmeye bile fırsat bulamadığımız o muhterem insanlar... Ailenin yanına gidip teşekkür etmenin iyi olacağına karar verdik ama neden ben kurban seçildim hatırlayamıyorum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"merhaba, ıııııı şeyy, dün gece kuzenim evinize izinsizce girmişti ya"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sessizlik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"hani girip çığlık atıp çıkmıştı hani"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sessizlik ve soran bakışlar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ağlamaklı; "yaaaa siz kaçın diye bağırdınız da kaçmıştık ya"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;sessizlik ve ardından kahkahalar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"ay pardon siz onlar değilmişsiniz galiba, bi karışıklık oldu da, köpek falan şeyolmuştu bize, biz de bi eve girmiştik, neyse o zaman size iyi tatiller..."&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Utanç: Arkana bakmadan tırıs tırıs yerine dönersin ama hala kahkahaları duyar gibisindir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatil başlayalı sadece iki gün olmuştu ve ben bir travma daha geçirmiştim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzenimin yanına dönüp hiç konuşmadan oturdum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Onlar değilmiş"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Nasıl onlar değilmiş"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;" Basbayağı değilmiş işte, benzetmişiz"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessizlik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessizlik...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahkahalar...:P&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-3862302293238235796?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/3862302293238235796/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/02/komiklikler-sakalar-yahsi-kopek-2.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/3862302293238235796'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/3862302293238235796'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/02/komiklikler-sakalar-yahsi-kopek-2.html' title='KOMİKLİKLER ŞAKALAR: Yahşi Köpek 2'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-322749652131173867</id><published>2010-02-11T06:03:00.000-08:00</published><updated>2010-02-11T06:53:22.253-08:00</updated><title type='text'>KOMİKLİKLER ŞAKALAR 3  : Yahşi Köpek 1</title><content type='html'>Seneler önce kuzenimle tatile çıkalım dedik, Bodrum' a gidip elimize geçen bir Bodrum haritasından rastgele bir koy seçtik. Bahtımıza "Yahşi" çıktı. Sormadan soruşturmadan kendimizi Yahşi koyunda bulduk. Sakin görünüyordu, oh ne ala, biraz kafa dinlemek fena olmaz derken akşama doğru biraz fazla sakin olduğunu kavramaya başladık.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Önümüze gelen otellerden birine yerleştikten sonra güneş batımına eşlik eden bir keşif gezisi yapmaya karar verdik. İki dirhem bir çekirdek giyinip kendimizi Yahşi'nin renkli(!) sokaklarına attık. Deniz kenarı zaten birkaç yüz adımda bittiğinden karaya doğru yürümek ve etrafta ne var ne yok diye bakmak iyi bir fikir gibi görünmüştü...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Konuşa konuşa uzun süre yürümüşüz. Deniz kenarından bir hayli uzaklaştığımızı ve nerde olduğumuza dair hiç bir fikrimiz olmadığını farkettiğimizde çevresinde tek tük yazlık evler olan bir araba yolunun üzerindeydik. Fakat yolda ne araba ne de insan vardı. Hava da kararmaya başlamıştı aksi gibi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzenim köpek ve benzeri hayvanlardan çılgınca korkar ve ne zaman bir yere gitsek köpekler için en sempatik ve çekici varlık haline gelir. Bir çeşit hayvançeker kendisi...Yavaş yavaş yolumuzu bulup dönmeye çalışalım derken bir köpeğin peşimize takıldığını farkettik. Aslında öyle heybetli birşey değildi hatta itiraf etmek gerekirse yavrumsu kıvamdaydı ama inatçılığı ona ayrı bir büyüklük katıyordu sanırım. Ne kadar hızlı yürüsek, yol değiştirsek, korkutsak, kandırsak da hayvan yemedi...Sonunda olay ciddiyetini artırıp kuzenin ağlama kıvamına gelmesine sebep oldu. Ben durup köpeciği oyalamaya çalıştım, kuzen o sırada depar attı ve arayı açtı. Tehlikeyi atlattık derken hayvanın koşmaya başlayıp kuzenimle arayı kapamakta olduğunu gördüm. Ne yaparsam yapayım benle ilgilenmiyordu. İlgilendiği tek şey O'ydu ve hedefine ulaşmak için hiçbir şeyden kaçınmayacağı da aşikardı. Artık ikisi de koşuyordu ve olay tamamen kontrolden çıkmıştı. "İşte şimdi maffolduk" derken bir can simidi geldi; boş ve karanlık sokakta beliren -evliya gibi göründü bize- ak sakalllı dede halimizi anladı ve köpeği oyalamaya çalıştı, o sırada da bağırıyordu "siz kaçın çabuk", biz de aldığımız emirle arkamıza bakmadan koşmaya başladık. Kurtuluşumuza az kalmıştı, hissedebiliyorduk.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yanlış hissetmişiz. Köpecik yaşlı adamdan kurtulmuş dört nala kuzenime koşuyordu. Çölde Leyla' sına kavuşan Mecnun gibi...Yapacak birşey kalmamıştı, köpek kuzenimi istiyordu ve alacaktı da!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir şey için çok çabalayıp başarılı olamayınca hani bir kabulleniş noktası vardır ya, ben o kıvama gelmiştim. Artık oyun bitmişti, olanlar olacaktı. Ama tam o sırada birşey oldu, kuzenimi yol kenarındaki yazlık evlerden birinin bahçe kapısından koşarak girerken gördüm ve hemen ardından çığlık atarak aynı hızla geri çıktığını da gördüm. Hangisi gerçekti? Girdi mi, çıktı mı?&lt;br /&gt;Ben artık sadece duruyor ve olanları anlamaya çalışıyordum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olan şuydu; kuzenim korkudan herşeyi göze alarak bir özel mülke dalmış fakat bahçe kapısından girer girmez evin köpeği ile burun buruna gelerek kendini dışarı atmış ve kendisini kapıda beklemekte olan esas köpekle diğerinin arasında sıkışıp kalmıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi bu kareyi o evde yaşamakta ve sakin sakin akşam mangalını yakmakta olan ailenin gözünden izleyelim;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;"Ooooh şurup gibi hava, ne de güzel etmişiz şu evi almakla, Bodrum' un patırtısından gürültüsünden uzak, ne araba, ne insan geçiyor bizim bu yoldan" derken bahçe kapısını neredeyse kırarak giren bir genç bayan kocaman bir çığlık atıp geldiği hızla geri çıkar:)))&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kuzenim o evin önünde iki köpeğin markajında kalakaldı. Beni böyle anlarda hep gülme tutar. Aile de durumu anlayabilmek için kapının önüne çıkmıştı,tam bir arbede yaşanıyordu. Ben hızlıca köpekten kaçmaya çalıştığımızı söylediğimde cengaver baba köpekleri yakaladı ve ikinci komutu verdi "kaçııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııııın"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Cici bici yaz gecesi elbiselerimiz ve ayakkabılarımızla tozu dumana katarak koştuk, koştuk, koştuk...Ta ki denizi görene dek...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;ve denizi gördüğümüzde anladık;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tatil başlıyordu...:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-322749652131173867?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/322749652131173867/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/02/yahsi-kopek.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/322749652131173867'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/322749652131173867'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/02/yahsi-kopek.html' title='KOMİKLİKLER ŞAKALAR 3  : Yahşi Köpek 1'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-1112465156035609757</id><published>2010-02-03T15:15:00.000-08:00</published><updated>2010-02-03T15:27:46.415-08:00</updated><title type='text'>GİTMEK VE KALMAK ÜZERİNE...</title><content type='html'>"Gideceğim" demişti giden&lt;br /&gt;Gitti de...&lt;br /&gt;Kalsaydı...&lt;br /&gt;Kalsaydı kalırdı.&lt;br /&gt;Kalsaydı O'na mı kalırdı?&lt;br /&gt;Aslında biliyordu içten içe;&lt;br /&gt;Kimse kimseye kalmazdı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-1112465156035609757?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/1112465156035609757/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/02/gitmek-ve-kalmak-uzerine.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/1112465156035609757'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/1112465156035609757'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/02/gitmek-ve-kalmak-uzerine.html' title='GİTMEK VE KALMAK ÜZERİNE...'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-7668869603074639303</id><published>2010-02-02T09:20:00.000-08:00</published><updated>2010-02-02T09:55:45.355-08:00</updated><title type='text'>Komiklikler Şakalar 2: Yüzme Bilmeyen Salak!</title><content type='html'>8-9 yaşlarındaydım. Çok ama çok sıska bir çocuktum. Bildiğiniz Pinokyo' nun cana gelmiş haliydim işte...Yazlıkta arkadaşlarla en büyük zevklerimizden biri kumsaldan iskeleye yüzmekti. Genelde çok zorlanmazdık ama yarı yolda gülme tutarsa halimiz yaman olurdu. Zira gülerken boyunuzu geçen sularda yüzmek son derece zordur. Ağzınıza dalgalar dolar, su yutarsınız, su yuttukça da daha çok gülme gelir; böyle aptalca bir döngüye girer, debelenip durursunuz işte...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;O kumsal-iskele yüzmelerimizden biriydi, yarı yolda az önce bahsettiğim gülme krizlerinden birine tutulduk şimdi hatırlayamadığım bir sebeple. Kahkahalara karışan dalgalarla harap ve bitap düşmüştüm, tek dileğim şu iskelenin merdivenine varabilmekti. Kendi kendime "haydi gamze dayan , iki kulaç sonra merdivendesin" dediğimi hatırlıyorum.  Tam o kulaçlardan ilkini atacaktım ki orta yaşın üstünde, şişman bir kadın yüzerek yanıma geldi ve şöyle dedi ;&lt;br /&gt;- Kızım ben yüzme bilmiyorum, beni iskeleye kadar taşır mısın?&lt;br /&gt;Tahmin edeceğiniz üzre boyumuzu geçen suda, maksimum 30 kiloluk canımla şişman teyze taşımam zaten fizik kurallarına aykırıydı. Haydi diyelim ben super kahramandım ama haberim yoktu, bunu bir tek o şişman teyze biliyordu , peki ya şuna ne diyorsunuz; kadın yanıma yüzerek geldi yahu... Bir insanın yüzerken "yüzme bilmiyorum" demesi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Neyse zaten bunları düşünecek çok zamanım olmamıştı o an. Cevap dahi veremeden kendimi suyun altında buldum. Evet evet, başımın üstünde yeri var teyzem üstüme bindi bir güzel. Bindi diyorum çünkü kollarını boynuma dolamak suretiyle beni suların altına gömdü. Denizin dibinde gerçek bir can pazarı yaşanıyor fakat kadın yüzeyde kaldığı için dışardan hiç bir tuhaflık sezilmiyordu. Bilmem gözünüzde canlandırabildiniz mi; kadın benim üstüme çıkınca ben dipte kaldım, kadın yüzeyde kaldı ve benle edindiği yükseltiyle denizimiz onun için "boy" oldu. Dışardan bakınca sıradan, güzel, huzurlu bir yaz günüydü. Bense hızla su yutmaktaydım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dedim ki kendi kendime "böyle ölemem", bir kere hiç artistik değil; "gamzenün üstüne bi kadın binmiş denizde can vermiş duydunuz mu" ... Bir anda bütün gücümü topladım ve kolumu bacağımı su yüzüne çıkarmaya çalıştım. Kolay değildi, ben debelendikçe hanım teyze daha çok asılıyordu boynuma "doğru dur çocuğum" der gibi...O benim üzerimde bir deniz yatağının üstüne oturmuş edasıyla süzülürken ben son hamlemi yaptım ve bir an için elimi sudan çıkarmayı başardım. O sırada iskelede güneşlenmekte olan komşularımızdan biri görmüş, bağrış çağrışları hayal meyal hatırlıyorum." Kadının altında biri var kurtarııııııııın", derken birileri yüzemeyen teyzeyi üzerimden çekti. Nefessizlikten bitap düşmüş halde suyun yüzeyine çıkıp deli gibi nefes almaya başladım, konuşacak halde değildim ama o konuştu ve son sözünü söyledi;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Yüzme bilmiyorsan ne diye denize giriyorsun salak?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;dedi ve düzgün kulaçlar atarak uzaklaştı...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-7668869603074639303?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/7668869603074639303/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/02/komiklikler-sakalar-2-yuzme-bilmeyen.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/7668869603074639303'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/7668869603074639303'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/02/komiklikler-sakalar-2-yuzme-bilmeyen.html' title='Komiklikler Şakalar 2: Yüzme Bilmeyen Salak!'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-7023316555738142353</id><published>2010-01-25T08:53:00.001-08:00</published><updated>2010-01-25T09:11:21.118-08:00</updated><title type='text'>Komiklikler Şakalar 1:Çanakkale Geçilmez!</title><content type='html'>30 yıllık ömrümde başıma pek çok komik olay geldi. Bir kısmını unuttum malesef ama hatırlayabildiklerimi de bu blok aracılığıyla paylaşmaya karar verdim. Anılarımı kronolojik sırayla değil içimden geldiği gibi yazacağım . Hatta şu anda bu satırları yazarken ben bile hangi komik olayı anlatacağımı bilmiyorum. Artık zihnim hangi durakta durursa...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Buldum!!!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;18 Mart 1984 veya 85...Çanakkaledeyiz. Boğaza nazır bir apartmanda yaşıyoruz; "Derya Apartmanı", altıncı kat...Fırtınalı günlerde annem pencereden çok bakarsa kadıncağızı deniz tutardı:)  Henüz ilkokula başlamamışım ve doğumgünüm olan 18 Mart' ın Çanakkale'nin kurtuluşu olduğunu da bilmiyorum. Ayrıca yeni taşınmışız şehre, daha önce kutlamalara şahit olmuşluğum da yok.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Yaşgününün içinde olan her 5-6 yaş çocuğu gibi mutlu ve şımarığım. Yanlış hatırlamıyorsam bir yakınımızdan 50'li falan pastel boya seti gelmişti. İnsan çıldırmaz da ne yapar? Gece olup da pasta masta evrelerine geçildiği zaman annem bana bir sürprizlerinin olduğunu söyledi. Bendeniz saftirik de kimbilir ne heyecanlar içinde kendimi kaybettim. Tüm aile (ve belki misafirlerimiz ) balkona çıktık. Boyum kısa olduğu için beni bir sandalyenin üzerine çıkardılar ve az sonra şehrin benim yaşgünümü kutlamak üzere bir tören başlatacağını söylediler. Tamam tamam cidden çok saçma biliyorum ama 6 yaş için "imkansız" veya "anlamsız" var mıdır söyleyin? İnandım ben de çocuk aklımla. Hiç unutmuyorum o anı; en güzel kıyafetlerimle balkonda sandalyenin üstündeyim, heyecandan kalbim güm gğm atıyor ve derken fener alayı başladı. Daha neler neler...Boğazın üstünde havai fişekler, alkış halinde insanlar...Tüm şehir şu küçük bedenin 6 yıl önceki doğuşunu kutluyor. Düşünün bir ; ne gurur!&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gözlerim yuvalarından, kalbim yerinden fırlayarak töreni izliyorum. Annem yetinmiyor; "kızım halkı selamlamalısın bak senin için geçiyorlar" ...Aaa doğru nasıl da düşünemedim küçük kraliçe Gamelot olarak, tabii ki halkımı selamlamalıyım edalarıyla ve masallardan gördüğüm kadarıyla halkı selamladım. Heyecan ve mutluluktan ailemin abartılı şekilde gülmekte hatta muhtemelen altına işemekte olduğunu fark edemedim. Selamladım selamladım selamladım...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sonra bunun bir şaka olduğunu, aslında şehirn kurtuluş günü kutlamaları olduğunu ne zaman ve ne şekilde öğrendiğimi anımsayamıyorum. Ama diyorum ki, iyiki de yapmışlar bu şakayı. Hayatımda bir kez olsun tüm şehrin benim için sokaklara döküldüğünü ve herkes tarafından alkışlandığımı deneyimleyebildim:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-7023316555738142353?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/7023316555738142353/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/01/komiklikler-sakalar-1canakkale-gecilmez.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/7023316555738142353'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/7023316555738142353'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2010/01/komiklikler-sakalar-1canakkale-gecilmez.html' title='Komiklikler Şakalar 1:Çanakkale Geçilmez!'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-7942550754485177731</id><published>2009-11-30T15:54:00.000-08:00</published><updated>2009-11-30T15:57:51.114-08:00</updated><title type='text'>kendim ve ben...</title><content type='html'>Bugün kendime rastladım.&lt;br /&gt;"Nasılsın" diye sordum&lt;br /&gt;"idare eder" dedi&lt;br /&gt;idare edemedim;&lt;br /&gt;Birbirimize sarılıp, ağladık...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-7942550754485177731?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/7942550754485177731/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/11/kendim-ve-ben.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/7942550754485177731'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/7942550754485177731'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/11/kendim-ve-ben.html' title='kendim ve ben...'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-1189401200252246274</id><published>2009-11-08T14:59:00.001-08:00</published><updated>2009-11-08T15:07:06.779-08:00</updated><title type='text'>Hayatımın soundtrack'i...</title><content type='html'>Dün gece, yabancı olduğum bir şehirde otururken bir başıma, çok sevdiğim bir şarkı çalmaya başladı...Düşündüm yine; Müzik ne menem şey diye...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Hayatıma tanıklık eden, fon müziği olan parçaları hatırlamaya çalıştım sonra. Bir film olsaydı şu 30 yıllık hayat, hangi parçalar yer alırdı soundtrackinde. Ve bu fikir çok hoşuma gitti. Hepimiz çıkarsak soundtracklerimizi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ben yarın başlayacağım çalışmaya...En önemli anlarıma fon müziği olan parçaları tek tek hatırlayıp bir albüm yapacağım:) Yenileri eklendikçe de listeyi kabartacağım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Katılın istiyorsanız siz de ...Çoktandır oyun oynamamıştık ne de olsa...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-1189401200252246274?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/1189401200252246274/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/11/hayatmn-soundtracki.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/1189401200252246274'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/1189401200252246274'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/11/hayatmn-soundtracki.html' title='Hayatımın soundtrack&apos;i...'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-5838217410644887019</id><published>2009-10-26T14:43:00.001-07:00</published><updated>2009-10-26T15:03:00.490-07:00</updated><title type='text'>Düşeyazdım...</title><content type='html'>Bugün cidden bunaldım bu şehirden...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Trafik, kalabalık ve karmaşa, rüzgarla daha da sersemletici oldu. Doğa çekti yine canım, sessizliği ve boş sokakları özledi adımlarım, hızlı hızlı yürürken taşların arasında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir Safranbolu evinde düşledim kendimi, sessiz, sakin bir "küçük şehir" akşamında...Ahşap merdivenleri gıcırdayan evin ikinci katında, sobanın sıcağında, kitabım kucağımda; Buğulu pencerenin ardında titreyen sokak lambaları, belki biraz da kar hatta...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sait Faik veya Sabahattin Ali iyi gider dedim böyle bir akşama, sevmem çayı ama onu bile demleyip koydum sobama...Zaman dururken düşlediğim bu sıcacık odada, akıp gider anlamsız hayat pencerenin ardında..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve düşümdeki ben, sükunet dolu bir huzurdan, huzur dolu bir sükunete yol almakta.&lt;br /&gt;Ve ben, sersem edici bir rüzgarla sadece düşeyazmakta...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-5838217410644887019?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/5838217410644887019/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/10/duseyazdm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/5838217410644887019'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/5838217410644887019'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/10/duseyazdm.html' title='Düşeyazdım...'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-2084663421412770936</id><published>2009-10-18T14:12:00.000-07:00</published><updated>2009-10-18T14:13:29.725-07:00</updated><title type='text'>ANKARA' NIN SİSLİ AKŞAMLARI...</title><content type='html'>Ankara’da kış akşamları sisle beraber iner. Ağır ağır inen sisli akşamın içinde, soğuk bile eve&lt;br /&gt;gitmeyi telaşa dönüştürmez. Günden  kalan memuriyet sakinliği caddeleri arşınlar. Bildik yüzler bildik yüzlere selam verir ara sıra. Daireden eski bir dosta rastlanırsa durulup iki kelam edilir, hatır sorulur, eve oturmaya da beklenir illa.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte Tahir Bey her akşam Ankara’nın sokaklarını sakin sakin arşınlayan bu memur kalabalıktan sadece “biri”dir. Kendine “biri” demeyi pek sever, O’na sorsanız sevmekten öte “uygundur” der. Tahir Bey’in kafası karışıktır çoğunluk. Hem sadece “biri” olmak ister, hem de “biri” olmaktan kaçınır. Sessiz, sakin, kimseye zararı dokunmayan bir zattır. Adalet duygusundandır kendini herhangi birinden ayırmak istemeyişi, içindeki fırtınadandır  aslında önemli biri olmak isteyişi…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Behiye Hanım Tahir Bey’in eşi. Yıllar yılı böyle tanıtıldı lokalde. Çok da sık gitmezler aslında. Behiye Hanım bir kuş yuvası yapmıştır kendine, dışarısı zor gelir çokça. Bazen içi çok darlandığında “hadi bey bir hava alalım” dese de dönüşte eve varana dek içi içini yer. Kendine kızar durur, ne olur biraz dışarıda durabilse? Hareketli kadındır aslında, dışarıdan bakınca ele avuca sığmaz, hatta “ömür kadınsın” derler de en çok ona güler yarı hüzünlü. Pek ömür kadın değildir vesselam. Kızlığında başına bir halsizlik, hayata karşı dargınlık geldiğinden beri garip bir hal içindedir. Öyle hasta gibi değil ama zaman zaman neşesi kaçar, bir korkuya kapılır neyden korktuğunu bilmez, bir isteksizlik Ankara’nın sisli akşamları gibi öylece çöker içine…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Velhasıl Tahir Bey ve Behiye Hanım böylece yaşar dururlar. Bazı günler Tahir Bey daireden arkadaşlarıyla meyhaneye gider. Behiye Hanım böyle akşamlarda alt komşusu Fidan’a iner, sever onun dünyadan habersiz halini. Hep tek derdi basenleri olan bu kadın, şen kahkahasıyla Behiye’nin içine su serper. Çay demler muhakkak, televizyon karşısında meyveleri tombul ve her daim yumuşak elleriyle özenle soyar, Behiye’ye verir. Fidan’ın kocası kaptan olduğundan eve seyrek gelir. Geldiğinde muhakkak ailecek görüşülür. Tahir bey uzak diyarlardan gelen bu adamın hikayelerini  dinlemeye bayılır. Bu hikayelere kulak verirken içinde kıpırdanmaya başlayan “uzaklar çağrısı” nı çokça duymamaya çalışır. Çok canına tak ederse ertesi günü Behiye’yi zoraki erkenden kaldırır Beypazarına götürür. Başta sıcak evinden çıkmak istemeyen Behiye de uzaklara gittikçe yüzüne bir gülümseme yayılır. Öğlenleyin muhakkak Taşfırında peynirli pide yenilir. Behiye hiç doymaz, üstüne bir tane de kıymalı söylenir. Yemeğin üstüne köşebaşındaki kahvede sobanın yanına ilişip de içilen çayın keyfi hiçbir şeyde yoktur. Aslında ne komiktir ki ne Behiye ne de Tahir düşkün değildir çaya. Ama niyeyse beypazarına gelinince sorgusuz bir yemin gibi demli çaylar söylenir.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Garip bir çifttir aslında;kimi zaman hiç konuşmaz, ikisi de kendi dünyasında, kimi zaman da bir tuttururlar dünya meselelerini, laf lafı açar da saatin farkına varılmaz. Böyle tutturmuşlardır yollarını. Pek de şikayet etmezler. Bazı gün Tahir bey eve erken geldiğinde Behiye Hanımı yine loş salonda televizyonun karşısında uyur bulur da pek üzülür, belli etmez. Hemen bir güzel sofra hazırlayıp karısını uyandırır. Canı hiçbir şey yapmak çekmeyen Behiye sofrayı, yemeği, turşuyu ve Tahir Bey’in emeğini görünce sarsılır, kendine gelir. Sofraya oturduklarında hiçbir şeyi kalmamıştır. Tahir Bey hanımını pek iyi tanıdığından ona nasıl yaklaşacağını bilir, üstüne gitmez ama haline için için üzüldüğünden kendince usüller icat eder. En sevdiği icadı da ya bu sofra işi, ya da bir oyun uydurup Behiye’nin uykusunu açıp üreterek tekrar yaşamasını sağlamaktır.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte Tahir Bey’in oyunlarından biri  Behiye ‘ye geçmişte bu hikayeyi yazdırmış ama nedendir bilinmez altına imzayı “Gamze” diye attırmıştır…&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;                                                                                                      Gamze Mengi 02/08&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-2084663421412770936?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/2084663421412770936/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/10/ankara-nin-sisli-aksamlari.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/2084663421412770936'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/2084663421412770936'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/10/ankara-nin-sisli-aksamlari.html' title='ANKARA&apos; NIN SİSLİ AKŞAMLARI...'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-4372594446427031408</id><published>2009-10-15T04:16:00.000-07:00</published><updated>2009-10-15T04:18:10.077-07:00</updated><title type='text'>Hep deniz, illa ki deniz...</title><content type='html'>KOKULAR&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sabahla beraber içeri dolan deniz kokusuyla uyandım. Bir süre yatakta öylece uzandıktan sonra kalkıp ılık bir duş aldım. Odada temizliğin kokusu denizin kokusuna karıştı.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Islak saçlarımı güneşle kuruttuktan sonra ekmeğime reçel sürüp  küçük balkonumda sardunyalara dala dala karnımı doyurdum. Yapacaklarımı listelemedim kafamda, hatta her şeyi dondurdum. Yasemin kokusuna geçiş izni verdim sadece. Rüzgarla dans eden bu kokuyla bir coştum bir duruldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sandaletlerimi ayağıma geçirirken derinin kokusunu aldım, bu deriyi sabırla işleyeni düşündüm. Hasır sepetime biraz erik biraz da çilek koydum. Çileğin kokusu burnuma gelince eriğin kokmayışına biraz bozuldum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Beyaz taş yolda uçuşa uçuşa yürürken halim o kadar hoşuma gitti ki, kocaman bir gülümseyişi aldım yüzüme oturttum. Şapkam rüzgardan uçtu, bir kelebek gibi peşinden koştum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sahile vardım, kuma bastım, denize baktım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çakıl taşlarını benden önce toplamıştı sayısız hikaye kahramanı, ben de kumdan kalelere imzamı attım. Denizin kokusu, yağmurun kokusuyla beraber geldi.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Çiseleyen yağmur taneleri kumdaki imzamı silerken beni yeniden var etti...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-4372594446427031408?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/4372594446427031408/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/10/hep-deniz-illa-ki-deniz.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/4372594446427031408'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/4372594446427031408'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/10/hep-deniz-illa-ki-deniz.html' title='Hep deniz, illa ki deniz...'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-6500751333393575082</id><published>2009-10-08T15:23:00.000-07:00</published><updated>2009-10-08T15:50:49.182-07:00</updated><title type='text'>ezberlerimi bozuyorum</title><content type='html'>Şu ara kendimi hayretler içinde seyredaldım. Eleştiriyi, sorguyu, yargıyı bir kenara bıraktım. Gerçek bir merakla izliyorum. Hiç tanımadığım bir ben varmış benden içeri...Asla tahmin edemeyeceğim hamleleri, daha öncekilere hiç uymayan garip düşünceleri ile bu "ben" beni fena afalattı...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ezberlerimi boza boza yürüyorum taşlı yollarda, her geçen gün biraz daha ve biraz daha..&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;En sevdiğim şeyken yalnız olmak mesela, O zorla aratıyor birilerini bana.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kitapların içine de dalamaz oldum, kendi içime dalamadığım gibi; sürekli yeni bir şey yapmak istiyor bu can, iç huzurumun yerini aldı bir tuhaf heyecan...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gece uykusu yok, gündüzler hep "leyla" ...Çok düşünmek yok, odaklanmak mı "asla"&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ve ben, ezberlerimi boza boza yürüyorum taşlı yollarda...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-6500751333393575082?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/6500751333393575082/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/10/ezberlerimi-bozuyorum.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/6500751333393575082'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/6500751333393575082'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/10/ezberlerimi-bozuyorum.html' title='ezberlerimi bozuyorum'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-4473440217984068285</id><published>2009-09-11T08:13:00.000-07:00</published><updated>2009-09-11T08:19:38.035-07:00</updated><title type='text'>ruhum coştu...</title><content type='html'>Kendimden taşar gibiyim şu ara...Alıp başımı gitsem Tibet'e, Nepal'e bi yere...Her gün dokunsa ruhuma hayat ve her an. Her an hissetsem iliklerime kadar "yaşamayı". Başka yaşamlara karışsa yaşamım. Çemberin hem içinde, hem dışında, hem de çember olsam herkesi/herşeyi içine alan. Günlerin isimleri anlamını yitirse, ismim anlamını yitirse ve kimliğim... Sadece "kim" olduğum önemli olsa. Gerçekten "kim" olduğumu yaşayarak bulsam, gerçekten kim olduğumu yaşayarak bulsalar...Bir avucuma heyecanı, bir avucuma dinginliği alıp yürüsem yollarda gece gündüz. Öldüğümde "yaşanmamışlığın pişmanlığı" yerine doygun bir tebessüm bıraksam geride...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-4473440217984068285?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/4473440217984068285/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/09/ruhum-costu.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/4473440217984068285'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/4473440217984068285'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/09/ruhum-costu.html' title='ruhum coştu...'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-2973140496014565358</id><published>2009-08-14T11:34:00.001-07:00</published><updated>2009-08-14T11:55:24.894-07:00</updated><title type='text'>Delirdim galiba ben...</title><content type='html'>İçimde (dışımda şu ara pek iyi şeyler olmamasına rağmen) anlam veremediğim iyi bir his var bu gece.  Sebepsiz yere mutlu olduğum günlerin daha çok olduğu o eski yıllara dönmüş gibiyim. Kendimi gördüm flashbacklerde; en fazla 20 yaşındayım, tatlı bir sonbahar akşamı veya rengarenk yılbaşı arifesinde Atlas pasajında kafamda berem film afişlerine bakıyorum. Cebimde çok para yok ama aldıklarım daha değerli...Daha umutluyum. Henüz tam çizilmemiş bir gelecek var önümde, henüz hayal kırıklıkları kolleksiyonu da yapmamışım. Kendimi çok tanımıyorum belki ama tanımadığımın da farkında olmadığım için sorun yok:) Sinemaya gideceğim az sonra, belki öncesinde keyifle yudum yudum bir kahve, dumansız hava sahası icat edilmemiş henüz, kahvenin yanında sigara da cabası...Sigara içiyor muydum acaba o yıllarda? Sanmam, ama ben şimdi ekledim...Kendimi "one fine day" tadında bir romantik komedinin baş kahramanı sanıyorum, az sonra da tüm parçaları bana cuk oturan yakışıklı ve komik esas oğlanla tanışacağım. Ya aynı kitaba uzanırız kitapçıda, belki de kahvemizi yudumlarken yanyana masalarda , aynı kitabı okuduğumuzu fark edip gülümseriz kibarca...Ah ah herşey ne kadar da kolaydır...Herkes iyidir, herkes güzeldir, hayat hep fonda bir baharla geçer, trafik gürültüsü veya dilencilerin ah'ı değil, güzel film müzikleri bu anlara eşlik eder...&lt;br /&gt;Belki de böyle değildi ama uzaktan bakınca böyle güzel hatırlıyor insan. Belki o zaman da hezeyanlarım vardı, kimlik bunalımlarım, belirsizliklerim, çatışmalarım...Ama uzaktan bakınca güzel işte...Yarından bakıp da "bugün" olunca "dün", güzel gelmeyecek mi yine?&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bu akşam da sebepsiz iyiyim işte, o eski günlerin -hatırladığım- çileksi tadı var bu akşam...Belki dinlediğim radyo kanalının kendini aşıp ardarda super parçalar patlatmasından, belki az önce biraz Borges okumuş olmamdan...Belki de dışarda ne olup bitse de "öz" de benim bana kalmamdan. Ve bir ihtimal daha var ki bu da pek hoş; ruhum başına gelecekleri biliyor ve şimdiden minnettar. İyi birşeylerin arifesindeyim galiba...Evet evet öyleyim kesin adeta:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Olley!!!&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-2973140496014565358?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/2973140496014565358/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/08/delirdim-galiba-ben.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/2973140496014565358'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/2973140496014565358'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/08/delirdim-galiba-ben.html' title='Delirdim galiba ben...'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-4139169455786152053</id><published>2009-07-26T15:39:00.000-07:00</published><updated>2009-07-26T16:35:02.021-07:00</updated><title type='text'>Beni benden alan film müzikleri</title><content type='html'>Yine gece, yine uyuyamadım. Üstelik çok ama çok sıcak ve bugün Uykusuz günü de değil... Öyle deli deli dolanırken nette birden aklıma "Lost Highway" geldi, sonra da müzikleri tabii. Of özlemişim çok; bulayım da bir dinleyeyim derken, aa başka hangi soundtracklere hayrandım ben diye düşünüvermişim. Yahu insanın ruh halini müzik kadar hızlı değiştirebilen başka birşey var mı acaba düşünüyorum ...Bence yok.  Mesela bedbaht haldesin ama bir anda umut kokan bir şarkı başlıyor ve içinde birşey kıpırdanıyor...Veya tam tersi, bomba gibisin ve aniden bir süre önce ayrıldığın sevgilinle özel parçan çalıyor ve zamanda yolculuk başlıyor, modun düşüyor vs vs...&lt;br /&gt;Bilmiyorum herkes için nasıl ama ben bazı bazı müzik dinlerken saçlarım kafa derimden çekiliyor (sanırım bu tüylerin diken diken olma halinin bir üst versiyonu). Bilen bilir eskiden Ferhat Göçer -popüler değilken- Bağdat Caddesinde Pizza Pina'da söylerdi. Ben de her cuma gecesi onu dinlemeye giderdim ve her "Kalamış"ı söylediğinde işte benim saçlar uçuşa geçerdi. O an'ın , o sesin içinde, hayatın içinde kaybolmak gibi bir his yaşatıyor insana iyi müzik. Hele de canlı dinliyorsanız...Bazen bir enstrumanı ustalıkla çalan birini dinlediğimde de çalan kişi ile enstrumanı ayıramıyorum, hatta kendimi de ayıramıyorum. Off off en sevdiğim anlar bunlar...Kaybolma anları. Yaa neden daha çok yaşayamıyoruz bunu? Mesela yarın bana günümün şöyle geçeceğini varsaymak çok heyecan verici gelmiyor; sabah kalk, karşıya geç PR'a ses kayıt cihazını bırak, sonra tamam dostlarla buluşmak ve uzun SK yapma ihtimali güzel elbette ama ne bileyim şöyle de olabilirdi bak; sabah uyan ve uyandığında bir süre nerede olduğunu düşün (anormal iş seyahatleri yüzünden değilse bayıldığım bir his bu) odada yatağın, kapının yerini tayin edeme ve sonra birden hatırla "aaaa evet ben Kubadayım" evet dün akşam geldim ve yorgunluktan uyudum hemen, şimdi dinlenmiş olarak uyanıyorum. Hemen heyecanlan, hemen için kıpır kıpır olsun, hiç gelmediğin -sadece muhteşem belgesellerde izlediğin o yer burası- üstüne geçir ham keten bir beyaz gömlek (öyle istedim nedense) tak ayağa sandalları at kendini sokağa. üff neden hep yalnız hayal ediyorum ki kendimi, yok yahu yalnız da değilim, yeni bulmuşum hayatımın aşkını, kemik çerçeveli gözlüklü, dağınık dalgalı saçlı bir zat-ı muhteşem:) Saçının dalgasından değil tabii muhteşemliği.Bu kişi benim hayran olmak istediğim"dingin maceracı"kıvamında biri olsun...Neyse adamın içini doldurursak çok uzar bu hayal, siz resimlerine bakın yeter:) Velhasıl kelam dingin maceracı ve ben sokağa atıyoruz kendimizi...amacımız günlük hayatın içine dalmak ve birilerine dokunmak (sapık gibi gelip geçene değil, "temas etmek" yani) Mesela öğle yemeğimizi oradaki evlerden birine konuk olur da yeriz güle oynaya...Sonra şu festivalde seneler önce izlediğim belgeselde geçen Che nin heykeli yanında nöbet tutmak var. Bir nöbete gönüllüyüm ben. O sırada da DiMa (dingin maceracı) gider biraz yalnız takılır, kafa dinler, yolculukta bıkmayız birbirimizden...Yaa şimdi ben yazarken coştum hayal ediyorum ya detaylı detaylı, aslında beynim aynen bunu yaşıyormuşum gibi sinyallerini veriyor, dolayısıyla ne ki ayıran yaşamakla hayal etmeyi?&lt;br /&gt;Üüüüf ne diyordum nerelere geldim, zihnim yine uçan kuş...Ben en sevdiğim film müzikleri listesi yapacaktım, yapayım bari...&lt;br /&gt;1-Lost Highway/david Bowie /I'm Deranged (dinlemek isteyene bazılarının linkleri altta)&lt;br /&gt; &lt;a href="http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/2747/"&gt;http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/2747/&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;2-Donnie Darko&lt;br /&gt;&lt;a href="http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/2920/donnie-darko-soundtrack"&gt;http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/2920/donnie-darko-soundtrack&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;3-Eternity and a day&lt;br /&gt;&lt;a href="http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/2490/eternity-and-a-day"&gt;http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/2490/eternity-and-a-day&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;4-Amelie&lt;br /&gt;&lt;a href="http://alkislarlayasiyorum.com/?page=search"&gt;http://alkislarlayasiyorum.com/?page=search&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;5- Arizona dream&lt;br /&gt;&lt;a href="http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/2598/goran-bregovic---in-the-death-car"&gt;http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/2598/goran-bregovic---in-the-death-car&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;6-Requiem for a dream&lt;br /&gt;7-Selvi Boylum Al yazmalım&lt;br /&gt;&lt;a href="http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/766/selvi-boylum-al-yazmalim"&gt;http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/766/selvi-boylum-al-yazmalim&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;8-Cahil Periler /Yasemin Sannino /Birdenbire&lt;br /&gt;9-Crossing The bridge&lt;br /&gt;&lt;a href="http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/5766/muzeyyen-senar-dan-haydar-haydar"&gt;http://alkislarlayasiyorum.com/icerik/5766/muzeyyen-senar-dan-haydar-haydar&lt;/a&gt;&lt;br /&gt;10-Mustafa hakkında herşey&lt;br /&gt;&lt;a href="http://www.fikretkuskan.biz/haber/mustafa-hakkinda-hersey-soundtrack"&gt;http://www.fikretkuskan.biz/haber/mustafa-hakkinda-hersey-soundtrack&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-4139169455786152053?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/4139169455786152053/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/07/beni-benden-alan-film-muzikleri.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/4139169455786152053'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/4139169455786152053'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/07/beni-benden-alan-film-muzikleri.html' title='Beni benden alan film müzikleri'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-1483658467565374622</id><published>2009-07-12T15:28:00.000-07:00</published><updated>2009-07-12T15:40:44.699-07:00</updated><title type='text'>şehre dönüş...</title><content type='html'>Tatil biter ve evli evine köylü köyüne döner...Ben şehre döndüm ama köye dönmeyi yeğlerdim galiba...Köy dediysek de öyle tamamen medeniyetten uzak veya kırsal değil...Böyle balıkçı köyü gibi sahildeki köy...Şehre adapte olmak lazım şimdi bir zaman. Amaan göynüm bulandı düşündükçe...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Düşünmeyelim o zaman...Haydi tatilden enstantaneler (enstantene ne demek yaa)&lt;br /&gt;1- tam bir gerizekalılık örneği göstererkten tüm pantolonları dalyan da unutup bodruma geçip şarap lekeli beyaz pantolonla gezmek zorunda kalmak&lt;br /&gt;2- dizime gelen bitez denizinde haşemosuna kolluk takarak yüzen hanım teyzenin suya yattığında hem haşemosunun hem de kolluklarının şişmiş haldeki görüntüsü..&lt;br /&gt;3- dikili de uykusuz dergi aramak...bakkalara gir sor "abi uykusuz var mı" adamın cevabı "ne , uykuluk mu" hahahahahaha:) sonunda buldum ama bi yerden...&lt;br /&gt;4- hamakta yatarken içime düşen koca böcekle beraber hamakta yaşadığımız arbede..ikimiz de birbirimizden kurtulmayı çok istedik ama içine gömüldüğüm hamaktan kalkmayı başarana kadar herşey çok zordu...boğuştuk:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;daha daha da bişiler var ama paşa gönlüm şimdi yazmak istemedi...yazarım sonra...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-1483658467565374622?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/1483658467565374622/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/07/sehre-donus.html#comment-form' title='1 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/1483658467565374622'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/1483658467565374622'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/07/sehre-donus.html' title='şehre dönüş...'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>1</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-2910832489519510600</id><published>2009-06-24T09:40:00.000-07:00</published><updated>2009-06-24T09:45:19.291-07:00</updated><title type='text'>sahil kasabası</title><content type='html'>Zamanın yavaş aktığı bir sahil kasabasındayım...Kafamın içinde pusuya yatmış olan tüm sesler kasabanın sessizliğinden yararlanarak saldırıya geçtiler. "Huzur" ne demek idi? Bir roman ismi ,evet olsa olsa bu kadar...Öğrendiğimizi sandıklarımızı pratiğe aktarmak ne zor imiş. Bu kasabadan ya yitik bir ruh olarak çıkacağım ya da bitik bir ruh olarak...Yok yok o kadar da değil, belki de baş etmeyi başarıyorum yavaş yavaş..."Arayış" a taktım şu ara, nerede başlar, nerede biter, neden başlar, neden başlamaz...Ahh bir usta olaydı hemen yanıbaşımda her sorumu yanıtlayan. Veya daha iyisi ah bir usta olaydım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-2910832489519510600?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/2910832489519510600/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/sahil-kasabas.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/2910832489519510600'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/2910832489519510600'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/sahil-kasabas.html' title='sahil kasabası'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-5495537463509922479</id><published>2009-06-19T09:17:00.000-07:00</published><updated>2009-06-19T09:31:57.913-07:00</updated><title type='text'>Sonsuzluk ve bir gün...</title><content type='html'>-Yarın ne kadar sürer?&lt;br /&gt;-Sonsuzluk ve bir gün kadar...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İşte çok güzel bir filmden çook güzel bir replik...Durup dururken aklıma konuverdi.&lt;br /&gt;Eskiden "yazın sinemaya gidilmez" diye bir inanış vardı. Sanki sinema kışın ısınmak için gidilen bir yermiş gibi...Veya şu lafa da gülerim ben ; "bu güzel havada sinemaya mı gidiceez" yahu sinema ancak yapılacak hiçbişi olmadığında yapılması gereken birşey mi ki? Belki ben anlamıyorumdur ama hayatta benim oturmayı en sevdiğim koltuktur sinema koltuğu, oturur kemerini bağlar ve asla yapamayacağın bir şey yaparsın. Seni başka dünyalara, başka hayatlara, başka zamanlara uçurur. Ama kimisi için de sobadan, odundan, klimadan farkı olmayan bir ısınma aracı sanırım:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdi birden oturmayı en sevmediğim koltukları düşündüm de ; dişçi koltuğunu seviyorum artık bir sorun yok, bankada sıra bekleme koltuğu, belediyelerdeki koltuklar...Başka da gelmedi aklıma ama kesin vardır aslında...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ersin Uykusuzda yeni köşeye başlamış "sevgili günlük" diye. Sanırım metamorfoz falan geçiriyor kendisi...Köşesini okurken gözümün önüne gömlek değiştiren kurbağa geldi (kurbağalardı di mi gömlek değiştirenler) ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimciiiiik , bir hareket başlatılmış ve yeni haberim oldu benim de, ismi "faili meçhul kıyak hareketi" belki biliyorsunuzdur siz...Birilerine karşılıksız iyilik yapıyorsunuz ve FMK kartı bırakıyorsunuz ki o da bir başkasına yapsın. Bence super super superella bir fikir, bayıldım:) Ben hemen harekete katılacağım, hepimiz katılalım, her birimizin dünyayı değiştirme gücü var, azımsamayalım. Olleyyyy:))&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-5495537463509922479?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/5495537463509922479/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/sonsuzluk-ve-bir-gun.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/5495537463509922479'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/5495537463509922479'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/sonsuzluk-ve-bir-gun.html' title='Sonsuzluk ve bir gün...'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-1109259235312665832</id><published>2009-06-17T02:10:00.000-07:00</published><updated>2009-06-17T02:30:38.401-07:00</updated><title type='text'>Game'den notlar...Faydalı ve faydasız bilgiler</title><content type='html'>Şu bir hafta ortaya koydu ki oyunu bu haliyle oynarken tıkanıyoruz. Demek ki başka bir şekilde oynamaya ihtiyacımız var. Sizler de fikir verebilirsiniz...Ayrıca pilot oyunu yavaş yavaş götürürken bir başka farklı oyun daha başlatabiliriz bugün. Bloğu kurarken her gün bir oyun başlatacağım demiştim. Bu çok anlamlı bir öngörü olmamış. Oyunun içeriğine bağlı olarak değişiyor demek ki bu süreler. Mesela ilk oyun en az bir hafta sürecek bir oyunmuş. Kendini gösterdi...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ayrıca da blokta sadece oyun oynayınca ben yazı yazma idealimi gerçekleştirmemiş olacağımdan arada sırada laf atmaya karar verdim.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Benden haberler: Yaşama Sanatı Part 1 kursunu asiste edip tekrarladım geçtiğimiz günlerde. Her insan ne büyük mucize yahu...Bazen insanın ağlayası gibi birşey geliyor. Size de oluyor mu acep? Ersin Karabulut arkadaşımızın Uykusuzdaki köşesine ara vermesi sebebiyle kendimi aşure mevsimi geçtikten sonra boşluğa düşen ev hanımı gibi hissettim. Ersin inşallah geri dönersin, geri dön ersin :)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bunun dışında işlerim yaz rehaveti içinde olduğundan hayattaki varlığı sorgulamanın doruklarındayım. İçimde bir maceraperestlik, bir gizemcilik, bir neşe, bir karamsarlık dolanıp duruyor. "Ben" lerim arasından gerçek benimi bulmaya çalışıyorum. Dalmaçyalının üzerindeki deseni analiz etmeye çalışması ve en büyük yuvarlağı bulmak için çırpınması gibi ben de kuyruk üstünden kendime bakıp durmaktayım.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Dün gece uzun konuşmalar, düşünmeler ve analizler ardından bazı sonuçlara vardık. Mesela kendimi sıradan biri olarak kabul etmek ile ilgili bir hedefim var bu hafta. Hep "ben çok acayip bişi yapacağım, bir hareket başlatıp dünyayı değiştircem" sevdasında olan ben gayet de sıradan olan "ben"i kabul edip sevme yolunda adımlar atacak....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Başka başkaa....Hareket atolyesinin vücudumdaki izleri yavaş yavaş siliniyor. Vücudu izlemek de muazzam birşey. Yaranın kabuk tutması, sonra da düşmesi...Çocukluğumdan beri bu kadar kabuğum ve morluğum olmamıştı, kendimi muhteşem hissettim. Çocukken ki kadar canlı, yaşar ve hayatın içinde, korkusuz ve hesapsızca yihuuuuuuuuuuuu! Teşekkürler Mehmet Sander:)&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Vücudu gözlemek ile ilgili bir kaç not...Dün gece Türkiye'ye çok önemli bir Art of Living hocası geldi. Hatta ben de Part2 kursunu Almanya'da kendisinden almış idim. Bir duyguya bakmak zor olduğu için kimi zaman o duygunun vücudunda nerede oturduğuna bak, sadece gözlemle diye tavsiye etti...Denemek isteyenlere duyurulur...Şimdi Part2 yolcuları bugün Ağva'ya harekete geçip günlerce sessiz kalacaklar.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Sessiz kalmanın ne muhteşem birşey olduğunu 30 yaşımda keşfetmiş olmaktan ötürü üzgünüm doğrusu...Bence her insan en azından her sene 3 gün sessiz durmalı....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Bir de ANadolu yakası sahil şeridi var...Her ne kadar bu sabah yürümemiş olsam da, gerçekten güzel oluyor. Akşamları da ayrı güzel. kendinizi sayfiye yerinde gibi hissedebilirsiniz. Yalnız yürümekten sıkılıyorum diyenler de denizin tüm yürüyüş boyunca mırıl mırıl konuşarak kendilerine eşlik ettiğini hayal edebilirler. Yalnız değiliz ki zaten, hep zihin konuştuğu için iki kişi gibiyiz, bir de deniz sesi, kuş sesi, insan sesi var çevrede...En güzeli de zihni mümkün olduğunca susturup diğer seslere kulak vermek oluyor....&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Ay suyunu çıkardım bloğun:) Bugünlük bu kadar yeter...Bunu saymam, yine beklerim, yatıya da gelin haaa:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-1109259235312665832?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/1109259235312665832/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/su-bir-hafta-ortaya-koydu-ki-oyunu-bu.html#comment-form' title='4 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/1109259235312665832'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/1109259235312665832'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/su-bir-hafta-ortaya-koydu-ki-oyunu-bu.html' title='Game&apos;den notlar...Faydalı ve faydasız bilgiler'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>4</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-8909046298358467391</id><published>2009-06-08T14:43:00.000-07:00</published><updated>2009-06-08T15:05:05.835-07:00</updated><title type='text'>Oynuyor muyuz oynamıyor muyuz...</title><content type='html'>Hiç de kitlem yokmuş yani...Ben böyle oyun başlatıyorum deyince kapıda kuyruk falan olacak sandımdı. İnsanoğlunun klasik kendini çok bişi sanma hali malum...&lt;br /&gt;Belki daha insani saatlerde başlatmam gerekirdi oyunu ama bugün gerçekten zamanım olmadı (bir diğer klasik; bahane bulma) ...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Herneyse ben başlatıyorum, isteyen gelir oynar, hiç de peşinizde koşamam valla. Zaten her yerim ağrıyor...Dün hareket atolyesine gittik. Düştük, kalktık, uçtuk, süründük...Dayak yemiş gibiyim bugün. Ama tavsiye ederim gidin, deneyimleyin. Gücünüzün farkına varın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Gelelim oyunumuza...Efendim oyundan çok çok fazla bahsetmek istemiyorum. Sebebi de oyunu tüm detaylarıyla planlarsam oyunun kendine alan bırakmamış olacağım. Biraz kendi yolunu bulsun, ben aracı olayım, beni de şaşırtsın arzum...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Mütevazi bloğumun az sayıda izleyicisi olduğunu düşünerek oyunu basit bir formatta başlatacağım. Zaman içinde katılıma bağlı olarak değiştiririz.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Evet...Oyunumuzun ilk adımı 3 karakter yaratmak. Oynayacak 3 kişinin kendine birer karakter yaratması gerek ancak bir detay var; kendinizi veya kendinize benzer özelliklerde birini yaratmayın. Hatta hiç sizin gibi olmayan biri olsun. Kendinize olabildiğince zıt birini, anlamakta/anlayış göstermekte zorlanacağınız birini hayal edin. Her yaştan, her cinsten, her ırktan olabilir. Yeter ki siz ve size benzer olmasın.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;İlk karakteri ben yaratıyorum;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;MUSTAFA Y.&lt;br /&gt;Adım Mustafa, çay ocağında çalışırım.42 yaşındayım. Evliyim, 3 de çocuk var. 2 oğlan ,beriki de kız. Erzincanlıyız. Bir umut geldikti İstanbul'a seneler evvel, herşey nasip kısmet...hayat da zor be, ama geçinip gidiyoruz işte nicedir. Bizim çay ocağı Eminönünde.Sabah çok erken ben açarım, ustam sonradan gelir. Sağolsun güvenir bana, memleketlimiz zati...Hanım gündeliğe gider 2 senedir. Yetmiyor tek maaş malum.  Bazen turistler de gelir oturur kadınlı erkekli, birşey demeyiz ecnebi ne de olsa dilleri başka, adetleri başka...Geçen bir hanım abla geldi oturdu...Az Türkçe'de bilirmiş pek hoşumuza gitti, adını da dediydi de unuttum neydi yahu...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Game'nin Notu: Evet tam da düşündüğüm gibi oyun kendini oluşturuyor. Demek ki karakter yaratan bir diğer karakterin oluşumu için pas verecek. Yukarıda gördüğünüz üzere bir diğer karakterimiz turist kadın XXXXXX. Bu karakteri kim yatarmak istiyorsa buyursun, hikayeyi devralsın.Ve bir diğer oyuncuya pas vermeyi de unutmasın:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-8909046298358467391?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/8909046298358467391/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/oynuyor-muyuz-oynamyor-muyuz.html#comment-form' title='12 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/8909046298358467391'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/8909046298358467391'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/oynuyor-muyuz-oynamyor-muyuz.html' title='Oynuyor muyuz oynamıyor muyuz...'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>12</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-1655566188088606290</id><published>2009-06-05T17:49:00.000-07:00</published><updated>2009-06-05T17:51:23.068-07:00</updated><title type='text'>öylesine...</title><content type='html'>eski yazılarımdan biri...Hoşuma gidiyor bu yazı, koyayım buraya dedim...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;TAŞ, DENİZ, YÜZ, BEN, BİZ...&lt;br /&gt;Fenerin altında durmuş denize bakıyordu görmeden. Sonra görmediği denize atmak için -belki- onu görünür kılmak için bir taş aldı eline. Gördüğü taşı, görmediği denize attı; Deniz görünür, taş görünmez oldu bu kez. Görünür denize yaklaştı sonra-belki- kendini görünür kılmak için. Görmediği yüzünü, gördüğü denizde buldu;deniz görünmez, yüzü görünür oldu şimdi. Bir dalga yüzünü alıp götürdü…Çok uzaklarda bir çocuğun oltasına, hiç görmediği bir adamın yüzü takıldı.Çocuk "yüz" ü alıp duvarına astı. Duvardaki "yüz" e her bakan kendini gördü; Taş;deniz oldu, deniz; yüz oldu ve "yüz" görünmez oldu.Taş, deniz, yüz, ben,biz "bir"olduk.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-1655566188088606290?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/1655566188088606290/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/oylesine.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/1655566188088606290'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/1655566188088606290'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/oylesine.html' title='öylesine...'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-5905213004728022432</id><published>2009-06-05T17:13:00.000-07:00</published><updated>2009-06-05T17:17:41.353-07:00</updated><title type='text'>yine uykusuz ve yine martılar</title><content type='html'>Saat geceyarısı 3'ü geçti...Bana bu uykusuzluk hasıl olalı beri martılarla pek haşır neşirim. Bunlar gündüz de bu acayip sesleri çıkarıyor da günün sesleri içinde biz mi duymuyoruz acaba...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Fonda Erol Evgin ; "işte o an bir fırtına kopar, sanki o an yer yerinden oynar...." şarkısı var...Dün sabaha karşı 5 te yatan bir uykusuz olarak şimdi çok uykulu olmam gerekirdi ama pek de uykum yok. Şarabın dibini gecenin karanlığına karşı kafaya diktim, müzik ne ala birşey diye düşündüm. Bu saatte ne az evde ışık var, oysaki yarın tatil..keşke hemen yatmasalardı...Kiminle oynayacağım ben:(&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-5905213004728022432?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/5905213004728022432/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/yine-uykusuz-ve-yine-martlar.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/5905213004728022432'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/5905213004728022432'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/yine-uykusuz-ve-yine-martlar.html' title='yine uykusuz ve yine martılar'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-5069647494142360953</id><published>2009-06-05T01:10:00.000-07:00</published><updated>2009-06-05T01:23:26.448-07:00</updated><title type='text'>Hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz...</title><content type='html'>Aman efendim aman kimler gelmişler, geçin geçin içeri ayakta kalmayın öyle...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Tanıyanlar bilir az buçuk deliyimdir, tanımayanlar da artık tahmin edebilir...Bu Gonca hanım aklıma girdi "bir blog yapsana, hem eşi dostu ağırlayacak yerimiz olur, hem de elin mecbur yazarsın" diye...Ay olur mu olmaz mı derken gecekondu kıvamında bir blog dikivermişim dün akşam. Yeni oyuncak gibi oynayıp duruyorum...Zaten oyun oynamak için kurdum.&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Burada her gün bir oyun başlatacağım. İlk oyun pazartesi...Bugün biraz kuralları ve genel çerçeveyi kurmak istiyorum. Oyun derken öyle bildiğiniz, umduğunuz gibi değil tabii...Oyunu oynarken tam olarak şöyle hissetmeliyiz;&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;- Hepimiz oyuncuyuz&lt;br /&gt;- Oyunu her an, hep beraber inşa ediyoruz&lt;br /&gt;- Kazanmak kaybetmek olmayabilir. Hatta bazen kaybetmek kazanç, kazanmak da kayıp olabilir...&lt;br /&gt;- Kuralsız olabilir veya kurallar sürekli değişebilir&lt;br /&gt;- Bazen oyunun içinde kaybomuş hissedebiliriz&lt;br /&gt;- Bazen oyun bizi zorlayabilir&lt;br /&gt;- Oyundan çıkmak isteyenler olabilir, diğerleri kişiyi kalması için ikna edebilir, bazen ise diğerleri birini oyun dışı bırakabilir&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Şimdilik bu kadar bilgi veriyorum...Bugün kahvelerimizi içip hoş beş edelim, pazartesiye de biraz merak kalsın:)&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-5069647494142360953?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/5069647494142360953/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/hosgeldiniz-sefalar-getirdiniz.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/5069647494142360953'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/5069647494142360953'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/hosgeldiniz-sefalar-getirdiniz.html' title='Hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz...'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-3665602730723512052</id><published>2009-06-05T00:38:00.000-07:00</published><updated>2009-06-05T00:44:32.781-07:00</updated><title type='text'>Oyun Başlıyor!</title><content type='html'>Dün blogta kendi kendime dolanıp durdum ama bugün artık misafir çağırmaya karar verdim. Tek başıma oynamak da bir yere kadar...Hep beraber oynamak daha eğlenceli olacak. Biraz sonra eşi dostu, konu komşuyu bloğuma sabah kahvesine çağıracağım...Ohhh bol köpüklü bir Türk kahvesi blog mutfağında güzelce yapıla, sonra da ikram edile...&lt;br /&gt;&lt;br /&gt;Kahvemizi içerken de ne yapsak ne etsek diye konuşuruz...Kafamda bu blogta yapmak istediklerime dair uçuş uçuş bir şeyler var. Ama sabırlı olup yavaş yavaş yumurtlayacağım...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-3665602730723512052?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/3665602730723512052/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/oyun-baslyor.html#comment-form' title='2 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/3665602730723512052'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/3665602730723512052'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/oyun-baslyor.html' title='Oyun Başlıyor!'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>2</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-7278545285157370775</id><published>2009-06-04T18:21:00.000-07:00</published><updated>2009-06-04T18:24:01.373-07:00</updated><title type='text'>Hala uyuyamadım...</title><content type='html'>Hiç ama hiç uykum gelmiyor ama artık yatmalıyım ki sabah kalkabileyim. Yarın yani bugün oldu artık aslında, Gonca'nın yaşgünü, onun için bir takım atraksiyonlar düşünmek gerek. Mesela piyesler, rontlar olsun. Kekli, pastalı, börekli, şakalı, komikli yaşgünü...Biz de kendimizi eyliyoruz işte böyle n'apalım...Yarın ront yazayım ben o zaman, evet yazayım bence de...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-7278545285157370775?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/7278545285157370775/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/hala-uyuyamadm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/7278545285157370775'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/7278545285157370775'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/hala-uyuyamadm.html' title='Hala uyuyamadım...'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-767952842730800936</id><published>2009-06-04T17:38:00.000-07:00</published><updated>2009-06-04T17:41:12.949-07:00</updated><title type='text'>Uyuyamadım...</title><content type='html'>Saat sabaha karşı 4 ve uykum gelmek bilmiyor.  Bugün de "Uykusuz" günüydü aslında ama henüz okumadım. Umarım Uğur Gürsoy Fırat'ı yetiştirebilmiştir...Bir de bu dev martılar bu saatlerde ne tuhaf sesler çıkarıyor. Bu hayvaları da mı uyku tutmadı acep? Neyse ben yatıp uyumaya çalışayım en iyisi...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-767952842730800936?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/767952842730800936/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/uyuyamadm.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/767952842730800936'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/767952842730800936'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/uyuyamadm.html' title='Uyuyamadım...'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-721021044352767698</id><published>2009-06-04T09:48:00.000-07:00</published><updated>2009-06-04T09:49:57.881-07:00</updated><title type='text'>Fikrim geldi!</title><content type='html'>Yiğenim Melo aklına birşey gelince süper bir heyecanla "aa Game bi fikyim geldi" diyo.  Ben de şimdi bu blogta sabah akşam oturup fikrimin gelmesini bekleyeceğim sanırsam...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-721021044352767698?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/721021044352767698/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/fikrim-geldi.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/721021044352767698'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/721021044352767698'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/fikrim-geldi.html' title='Fikrim geldi!'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-2534497119228279917</id><published>2009-06-04T09:26:00.001-07:00</published><updated>2009-06-04T09:26:21.956-07:00</updated><title type='text'>Üç</title><content type='html'>Birşeyler bulurum elbet...&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-2534497119228279917?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/2534497119228279917/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/uc.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/2534497119228279917'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/2534497119228279917'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/uc.html' title='Üç'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-9221928717765721555</id><published>2009-06-04T09:25:00.001-07:00</published><updated>2009-06-04T09:25:39.384-07:00</updated><title type='text'>İki</title><content type='html'>Şimdi ne yapacağim?&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-9221928717765721555?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/9221928717765721555/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/iki.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/9221928717765721555'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/9221928717765721555'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/iki.html' title='İki'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-8721281222175133304.post-836392627922171279</id><published>2009-06-04T09:15:00.000-07:00</published><updated>2009-06-04T09:16:11.319-07:00</updated><title type='text'>Bir</title><content type='html'>Bir: Sadece karar verdim ve adım attım.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8721281222175133304-836392627922171279?l=oyunbasliyor.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/feeds/836392627922171279/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/bir.html#comment-form' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/836392627922171279'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/8721281222175133304/posts/default/836392627922171279'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://oyunbasliyor.blogspot.com/2009/06/bir.html' title='Bir'/><author><name>GaMe</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00725947078369097871</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='22' height='32' src='http://4.bp.blogspot.com/_RG_jrM97sCY/S3v8ewTTLjI/AAAAAAAAABA/tw_sWIKjUKg/S220/GAME.jpg'/></author><thr:total>0</thr:total></entry></feed>
